Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (Psikiyatri)

Sıkça Sorulan Sorular

1. Psikiyatrist ile Psikolog arasındaki fark nedir?

Psikiyatristler tıp fakültesi mezunu hekimlerdir; hastalıkların tanısını koyar, tıbbi tahlil isteyebilir ve ilaç tedavisi (farmakoterapi) düzenleyebilirler. Psikologlar ise fen-edebiyat fakültesi psikoloji bölümü mezunudur; tanı koymaz ve ilaç yazmazlar, daha çok konuşma terapisi (psikoterapi) yöntemlerine odaklanırlar. Kliniğimizde bu iki disiplin genellikle iş birliği içinde çalışır.

2. Psikiyatri ilaçları bağımlılık yapar mı veya kişiyi "uyuşturur" mu?

Modern psikiyatride kullanılan ilaçların (antidepresanlar vb.) büyük çoğunluğu bağımlılık yapıcı maddeler içermez. İlaçlar sizi uyuşturmak için değil, beyindeki serotonin, dopamin ve noradrenalin gibi kimyasalları dengelemek için verilir. Yan etkiler genellikle ilk haftalarda görülür ve zamanla azalır. İlaçların doktor kontrolünde başlanıp bırakılması hayati önem taşır.

3. Sadece konuşarak (terapiyle) sorunlarım çözülür mü?

Hastalığın şiddetine göre değişir. Bazı durumlarda sadece psikoterapi yeterliyken, beynin kimyasal dengesinin bozulduğu durumlarda (ağır depresyon, bipolar bozukluk vb.) ilaç desteği şarttır. Terapi; düşünce yapınızı değiştirmenize ve baş etme mekanizmalarınızı güçlendirmenize yardımcı olur.

4. Anlattıklarım gizli kalacak mı?

Evet. Psikiyatride "hasta-hekim gizliliği" esastır. Görüşme odasında paylaşılan tüm bilgiler, kişinin kendisine veya bir başkasına zarar verme riski (yasaların öngördüğü istisnalar) dışında, üçüncü şahıslarla asla paylaşılmaz.

5. Psikiyatri ilacı kullanmaya başlarsam ömür boyu içmek zorunda mıyım?

Hayır. Tedavinin süresi hastalığın türüne ve tekrarlama riskine göre belirlenir. Çoğu tedavi planı 6 ay ile 1 yıl arasındadır. Şikayetleriniz geçse bile beyin kimyasının tam düzelmesi için doktorunuzun önerdiği süre boyunca devam etmeniz ve kademeli olarak bırakmanız gerekir.

6. Panik atak geçirdiğimde ölecekmişim gibi hissediyorum, bu tehlikeli mi?

Panik atak sırasında hissedilen yoğun kalp çarpıntısı, nefes darlığı ve ölüm korkusu çok gerçektir ancak vücuda fiziksel bir zarar vermez. Panik atak bir "yanlış alarm" sistemidir. Kalp krizi geçirmiyorsunuzdur; sadece bedeniniz yoğun bir kaygı tepkisi veriyordur. Psikiyatrik destekle bu durum tamamen kontrol altına alınabilir.

30 Ocak 2026